24 Aralık 2025 Çarşamba

Yalan Hakim Bey


Bugun eksisözlükte bir başlık gördüm. 
"İcat edilmesi beklenen seyler" adında. Başlık altında birkaç kez tekrar eden yalan tespit eden dedektör/ makina vb istek vardı.

Bu istek, insanın güven arayışını bu dönemde özellikle yeniden farkettiriyor. Yalan, olanı olduğu gibi dememek, güven sarsıyor ve insan gerçekten güven olmadığında cok huzursuz. Çünkü kurbağanın gördüğü muameleyi görmüş oluyor aslında. Ve rızası olmadan. 

Bunu garip bir şekilde farklı karakter ve inanışta birçok insan talep etmiş. Demek ki güven ihtiyacı ortak ve çok fazla kişinin bu mağduriyetten canı yanmış. 

Aslında en kolay olanı doğruyu olduğu gibi konuşmak. Neyse o. Kaba veya uslupsuz olmaktan bahsetmiyorum. Yine nazikçe ama olanı olduğu gibi konuşmak. 

Aslında dedektör olmasa da, ki belki bir gün icat edilir, ben bu tarz eylemlerin insanın yüzüne yansıdığını düşünüyorum. Hani birisinin ifadesini görür ve şey dersiniz, "Ya bisey var tanimlayamiyorum ama bi kaypaklık, değişik bir gülüş, tonlama, bakışlardaki hal, bedenindeki bir duruş." Güven teşkil etmez ama bir dataya da oturtamadigindan hissi bir yerde kalır. Senin için bilir ama başkasının gözünde varsayım gibi görünürsün. Zan gibi kalır. 

Bende de öyle kişiler var. O dosyada duran. Elimde hic data olmayan, ama bir gün net kazık atacaklarını düşündüğüm, bana değil başkasına belki, şuan sadece o kazık atmasını gerektiren seyleri kaşınmadığı için ortaya çıkmamış kişiler.
Sınanmadigin günahın masumu degilsin derler ya, o hesap. 

Ha ben bunu nerden biliyorum, gerçekten biliyor muyum yoksa bana mı öyle geliyor, zamanla göreceğiz. 

O vakte kadar da altta kalan kurbaganın canı çıkmasın ama. 
😁






3 Aralık 2025 Çarşamba

Edep mi Akışa Bırakmak mı?

Son dönemde yaptığım bir alışveriş bende netlik ve açık iletişimin, sorunlar karşısındaki telafinin önemini gösterdi. 

Bir çadır aldım. Ikinci el. Ama bir kere kullanilmis. Sikayet de su almasi. Ama tekrar test edilmis ve su almadigi netlestirilmis. 
Kampa gittik. Hava sagolsun 10 saat yağmur yağdı. Çadır da su aldı. İyi ki de yağmış. Bana zor olsa da bu eksiği görmüş oldum. 

Iadeye gittik. 
Pek tabi almak ilk etapta istemedi. Video kanıtları elinde olmasına rağmen. Canı çok sıkılmışmış, elinde iade icin yeterince para yokmuş, sonra nasıl olduysa bir yerden para çıktı. Saticiyi zor durumda bırakmakla itham da edildik. Telafi olarak hala sikayetle geri gelen başka bir çadır tabiri caizse bize kakalanmaya çalışıldı. Var olan kötü çadır tenteyle kullanıma yönlendirilmeye calisildi. Yani bir de tenteye para verecektim. Almadık. Ödeme için de yazılı gecelim her iki tarafın da hakkı için dedik. Asla yanasilmadi. Bana amatörce ilk taksidi ödendi ve kalan kısım için de beni çok darlamayin elime geçince ödeyeceğim dendi. 

Ve bu beyefendi dini imanı tam bir beyefendi. Baya mutaassip biri. 

Ama konu telafi, açık iletişim, net bir şekilde ödeme planı çıkarılmaya gelince kaçak dövüş oynadı. Biz net tavrımızı bozmadigimiz için en azından ilk taksidi o an aldık. 

Bu nedir, usul bilmemektir, edep yoksunu olmaktir, yol yordam bilmemektir, güven sarsmaktir. 
Guven sarsmanin en kötü şeylerden biri oldugunu düşünüyorum. Ve su dönem bunun aksini yapan o kadar az insan var ki. Ben ticaret insani değilim, ben bile en kötü bir yerde yazılı geçerim. Yıllardır ticaret yapan ise muallak bir yöntemle ödeme planı yapıyor. 
Yeni nesil deyimle akışa birakiyor. 
En son konuştuğum biri de öyle demişti. "Akisa bırakalım bakalım enerji bizi nereye götürecek." Enerji bizi nereye mi götürecek? Niyetin neyse oraya götürecek. Yav haydi arkadaşım, 15 yaş gibi ne saçma cümleler bunlar. Neyin nereye götürdüğünü hala öğrenemedin mi bu yaşta? O zaman malsin. Yok öğrendin ama ayak yapıyorsan o zaman da yalancı ve dolandırıcısin. De haydi. Bak sinirlendim yine. 

Konuya donersek; şuan ben yabancı bir şirkette çalışıyorum. İslamiyetle alakası yok duruş ve beyan olarak. Yine de tüm süreçler, tüm toplantilar o kadar net ve şeffaf ilerliyor ki. Asla acık veya yoruma dayalı bir kısım bırakılmıyor. Size iş yapan insanlara hediye alıp alamayacaginizdan bunun maddi limitine, toplantılarda kimin ne yapacağının netlestirilmesinden güçlü bir iletişimde bunun paylaşılmasına çok fazla örnek uygulama görüyorum. 
Ve diyebilirim ki çalıştığım hiç bir Türk firmasinda bu yoktu. Değil ki bir esnafta bunu görelim. 

Alınması gereken çok fazla edep yolu var. Sistem yolu, yol yordam yolu var. 
Ve gozlemledigim, bunun çok ama çok gerisindeyiz. 

Değişir mi? Muhakkak, şuurlu bir duruşla değişir. Akışa birakmazsak 😎😄