18 Mart 2026 Çarşamba

Saldıray Abi sen misin?

Dun kafam takıldı biseylere. Ramazan vesilesiyle uykumu da tam tersine çevirdim. Sabaha kadar otur. Gün içinde uyu. Akşam da dinlenmiş vaziyette spora git. 

Haliyle gece 12den sonra baya enerjik bir şekilde vakit geçiriyorum. 

Dun de dediğim gibi kafam takılı bir yerlere. 2 gecedir uyku da tutmadı. Dedim spordan çıkınca oyalanayim. Kahvemi içtim. Geceyarisini geçti, metrolar falan bitti. Canim taksi de istemedi. Dedim yürüyeyim. Başladım Nisantasi'ndan, maksadim Balat'a kadar yürümek. Saat 01.00 civarlarında. Heryer bomboş. Kimsecikler yok. En son Taksim'i geçip Tarlabaşı çıkarlarına gelince baktım kafalar ardı arkasına dönmeye başladı. Aslında ortamda adıyla alakali durumlar yoktu. Travesti yoktu, hayat kadını yoktu. Ama bu beklentide olan erkekler vardı. 

Bu arada ben spordan çıktığım için spor bir üstleyim, Bere var kafamda, sırtımda sirt cantasi. 
Yani kadın kadın değilim. 
Hele işe çıkmış bir kadın gibi hiç değilim.

Ama baktım kafalar dönmeye başladı, Dedim Duygu taksi zamanı geldi. Atladım geldim Balat'a.

Lakin, hep düşündüğüm şeyleri yine düşündüm. Muhakkak ki ben hayat kadını değilim, bu zaten bence belli de, beklentiler miydi bu adamların kafasını çevirip duran. 
Misal aynı akşam daha tarlabasina gelmeden, yol kenarinda yürüyorum, selektör ve kör kornalarla iletişim kurmak istiyorlar. Mesaj şu; " Düşünür muyuz?"

Garipsedigim ise, velev ki düşündüm, hadi düşündüm, arkadaşım sen her saniye bu mevzuya hazır mı geziyorsun. Ekipman olarak demiyorum, istek olarak diyorum. Sen kendi halinde giderken yolda baktın sağda kaldırımda biri yürüyor, ahanda şimdi sevişek (siz böyle demiyorsunuz da yazıya yazmayayım şimdi ne dediginizi) mi diyorsunuz. Hemen ekipman da ayağa kalkıp "ben hazırım abi, benlik bisey mi var?" mi diyor. 

Ne garip gudulenmis kodlanmış biyolojileriniz var la. Bu ne. Hastayım ben belki, pisim, belki beceriksizim, ya herseyi geçtim, kimim bilmiyorsun be adam. O yakınlığı girecegin kadının bi adını soyadını bil bari. 

Bir de dediğim gibi, bir yerim gorunmuyor, kadınsı bir halde değilim, seni o konuya sevk edecek bir görüntüde değilim. Diyemezsin ki "Vallahi düşünmüydum da o sirt çantasını görünce bir haller geldi bana."

Yıllar evvel lisedeyken ilk defa başıma gelmişti. Avcılar'da durakta otobüs beklerken korna üzerine korna. Tabi ergenlikle daha da rahatsız olmuş ve eve gelip sinirden ağlamıştım. "Durakta bekliyorum başka nerede bekleyebilirim ki" diye. 

Bir başka açıdan da, belki de o selektör ve kornaya dönüp, hadi aslanım gidelim diyen de oluyor belki. Durduk yere. Yolda yürürken. Olabileceğini bilmekle beraber vallahi yine şaşırırım. Tek eşli olunması babindan değil, en basta dediğim, yani bir sevisme icin de bir merhabalasmak gerekmez mi ya. İletişimin varanilecegi en son noktayı İlk nokta olan selamlasmayla başlatmak gerekmez mi selektör yerine. 

Ayrıca ben koyun muyum, selektör ne ya 😅
Yani her saniye sevismeye aklın eriyor ama karşındaki cinsi anlamaya zerre ermiyor öyle mi. 

Yarabbi hikmetinden sual olunmaz, sadece demek isterim ki, su isi güdülerle beraber azıcık akıl mantığa da soksa miydin yahu. 

Birazcık akledenler mi cogalsaydi sanki 😏

Selametle
Duygu

7 Şubat 2026 Cumartesi

Peki Peki Anladık. Sen Neymişsin Be Abi.


Gecen sene itibariyle insan denen varlığa çok da sey yapmamak lazım geldiğini görmeye başladım. 
Cok da sey yapmamakdan kastim, ciddiye almamak, merkeze koymamak, hak ettiği yerde tutmak gibi şeyler. İnsan önemsiz bir varlık olduğundan değil. Kendine dikkat etmediğinde sığdan da sığ, çirkinden de çirkin, basitten de basit, hainden de hain olduğu icin. 

Hatta çoğuna karşı mesafeliyim. Merhaba merhaba. Mesafeye bayildigimdan da değil. Görece mesafeli olmak şu anki şartlarda ve bu muhataplikta daha sağlıklı olduğu için. 

İnsan muhakkak ki yalnızlığa göre yaratılmamış. Ama, ammaaa, sürekli kendi uygulamadigi halde akıl verenden, talep etmediğin halde akıl verenden, meczuplardan, tebliğcilerden (temel yapılması gerekeni yapmiyor, ayet tebliğ ediyor vay maşallah), seni konuşturmayıp tek derdi kendini anlatmak olandan, yani sana çöpünü boşaltandan, nasilsini sadece sen de ona nasılsın de de susmadan anlatmaya baslasincilardan, kaprislilerden, alınganlardan, kabalardan, aklı evvellerden, hep şikayet edenlerden, en çok kendisi bilenlerden, ağzından çıkanı kontrol edemeyenlerden, birak kontrolü fark bile etmeyenlerden, konumu veya unvanı gereği bir tarafı kalkıp kabaligini görmeyenlerden, karadenizlilerin dedigi gibi darlandum ve bezdum. 

Simdi magazin olacak ama tam yerli yerinde, zamanında Hande Ataizi'ne dediler ki, sevgilin çok genç. Bu nedir hocam? Ne dedi peki Hande? "Hala umutları bitmemiş, hayalleri olan birisinden palavra dinlemek, başarılı bir iş adamının kaprisinden iyidir diye düşündüm." 

Ki bu kadın görmüş, geçirmiş, de ki Londra'da öğlen yemek yiyip akşam da müze gezecegiz, ertesi gün de sanat akımları üzerine konuşacağız. Sırıtmaz gelir senle. Ona rağmen kaprise dur demiş. 

Misal kürege gidiyorum. Yaşı çok büyük olanlar da var. Genel gördüğüm herkes çok biliyor; ama tüm akıl verenler ve çok bilenlerin teknikleri hep eksik veya yanlış. Daha kendini düzeltmemiş, ne başkasının küreği ne de dümene oturan hocanın yaptığı yanlışlar kalıyor bahsedilmeyen. Yahu, o adam dümende zaten tüm detayları görüyor. Gerekli ise uyarıyor. Yetmedi esas hoca takip botuyla geliyor bakıyor. Bazen yorum yapmıyorlar doğru. Bazen teknedeki dizilim çok doğru olmuyor evet. Ama bu senin kendi tekniğini duzeltmene ve düzgün antrenman yapmana engel değil. Totalde evet denk insanlarla olmadığında antrenman aksıyor ancak, yine de kazanç sağlayacak şekilde çalışabilirsin. 
Veya fitne fucur gibi geride dedikodu yapmak ve ben ne şahaneyim triplerine girmek yerine hocayla konuşup başka bir düzen rica edebilirsin. 

Ama yok, hep şikayet, hep fitne fucur. 
Sen önce kendini bi duzeltsene. 

Ne demiş büyük üstad MFÖ 

Peki peki anladık
Herşeyden sen anlarsın
Herşeyi sen bilirsin
En güzel grubu sen kurdun
En güzel ritmi sen buldun
En iyi dalgıç sensin
En güzel filmi sen çektin ah

Peki peki anladık
En güzel sen ağlarsın
İlk önce sen başlattın
En önce sen yavaşlattın
En uzağa sen gittin
En çabuk da sen döndün ah

Zamanında çevremden birisi hep bu minvalde davranıyordu ve ben hic bisey demeden, ima dahi etmeden bu şarkıyı açmıştım. Hic ona yönlendirmedim ama konuyu. 
Şarkıyı duyar duymaz gelip bana çatmıştı, "Ben öyle değilim tamam mı" diye 😄

Tamam 😄😄😄.
Peki peki 😄